Anal Bölgenin Kansere Dönüşen Hastalıkları

Anal bölge tümörleri genel olarak nadir görülen tümörlerdendir. Hastalığın tüm dünyada sıklığı gittikçe artarken homoseksüellerde artış daha fazladır.

Human Papilloma virüs(HPV) kanser oluşumu ve gelişimi için gereklidir. HPV virüsü sık görülen ve sexüel yolla bulaşan bir etkendir. Bu virüsle enfekte olan hastaların büyük bir çoğunluğu bu virüsü vücutlarından temizleyebilmekte sadece %1 oranında hastalarda ileride kansere dönüşebilecek enfeksiyonlar oluşturmaktadır.

Virüs genellikle genital bölge ve penis tabanında yoğun olarak bulunduğundan prezervatif kullanımı bulaşmayı engelleyememektedir.  Bulaşmayı önlemenin tek çaresi tedavi süresince cinsel aktivitenin sınırlandırılmasıdır. Kadınlarda ise virüs vagen ve anüs arasında yoğun bulunabilmektedir. Anal seks anüs içi hastalığa neden olmasına rağmen anüs çevresinde kondilom veya kanser bulunması için anal seks olması şartı yoktur.

Anal seks veya diğer sexüel yollarla anüs içine bulaşan virüs anüs içindeki katı bir dışkının içeride yaptığı tahribatlar veya hemoroid , fissür gibi bir hastalık sonucu hücre içine geçer. Hücre DNA sistemini bozarak yıllarca doku içinde yaşar ve kanser riskini arttırır.

İnsan immün yetersizlik virüsü (HIV) pozitif hastalar veya HIV negatif olan ancak anal seks yapan erkeklerde anüs bölgesinin hücre yönünden taranması anal kanseri önleme yönünden ekonomik bir yöntem olduğu yapılan çalışmalarda gösterilmiştir.

HPV’den ne kadar korkulsada miskin ve uyuşuk bir enfeksiyon olması nedeniyle anal kanser olgularının çok ufak bir kısmından sorumludur. Bu durumdaki hastalarda anal kanser gelişimi için çok uzun yıllar süren HPV enfeksiyonugerekmektedir. Buna bağlı olarak etkin tedavi olan hastalarda HIV ve anal kanser ile uzun süre yaşayabilmektedir. HIV pozitif homoseksüel erkek veya HIV pozitif heteroseksüel anal seks yapmayan erkek ve kadınlarda anal kanser oranında artış vardır.

Kansere dönüşme olasılığı olan 3 hastalık vardır.

KONDİLOMLAR

HPV enfeksiyonunun anal siğiller şeklindeki fiziksel görünümleridir. Anal kanalın kansere değişmesinde kondilom varlığı sıktır.  Ancak her zaman için şart olmamaktadır. Bu hastalar anaskopi ile düzenli olarak takip edilmelidir. Herhangi bir şüpheli lezyondan biyopsi alınmalıdır. Bu lezyonlar koterize edilir. Gerekirse cerrahi olarak çıkarılır. Tedavi şekli hastalığın uzanımı ve hastanın bağışıklık durumu değerlendirilerek planlanır. Cerrahi tedavi geniş lokaleksizyon ve sonrasında primer veya sekonder iyileşme yada cilt grefti veya fleblerle kapama ile gerçekleştirilebilir.

Anal kanalın polipleri anüsün biraz yukarısında bulunur. Saplı polipler koterle alınabilir sonra sapsız polipler tam kat kesilerek çıkarılır. Olası nüx açısından rektal tuşe ile sık takip gereklidir.

BOWEN HASTALIĞI

Cilt kaynaklı kansere yol açan kanser öncesi bir hastalıktır. Anüs bölgesinde tek tek veya çok sayıda yama yada plaklar halinde görülür. En sık 50-80 yaşlarında görülürken erkek ve kadınlarda eşit oranda saptanmaktadır. Bowen hastalığının bir çok nedeni mevcut  olup , genital bölge dışındaki hastalıkta ana sebep inorganik arsenik türevlerinin sindirilmesi ve ışın tedavisi olarak gösterilmiştir. Genital bölgedeki Bowen hastalığında ana neden HPV virüsü ve çoğunluğundan da tip 16 sorumludur.

Hastalık klinik olarak tanınamaz. Ameliyat sonu piyeslerin patolojik incelemesi sonucu tanı konur. Bir başka tanı nedeni de hastada süreklilik gösteren anal bölgedeki yanma, kaşıntı veya ağrı şikayetleridir . Fizik muayenede pul pul ayrılan kırmızı, koyu pullanmalar görülür. Bowen hastalığında immün yetersizlik yoksa kansere dönüşüm %10 ‘nun altındadır. Tanı biyopsi ile konur.

Kesin tedavisi yoktur. Hastaya göre tedavi planlaması yapılır. Lezyonlar koter ile yakılabilir. Geniş lokaleksizyonlardan sonra anüs darlığı, gaz- gaita kaçırma ve seksüel bozuklular oluşabilir.

PAGET HASTALIĞI

Paget hastalığı meme ve meme dışı olmak üzere iki grupta incelenmektedir. Meme dışı hastalık genellikle ileri yaşlarda ve kadınlarda sık görülür. Ter bezlerinde başlayan hastalık ter kanallarına doğru yayılım gösterir. En sık olarak inatçı kaşıntı sonrası kanama, elegelen kitle, anüsden akıntı ve kabızlık bulguları görülür. Belirtileri uzun sürelidir.  Belirtilerin ortaya çıkmasından sonra hastalar 3 yıl sonra hekime başvurur.

Anüs çevresinde tedaviye dirençli bir iltihap görünümü mevcutsa mutlaka biyopsi alınmalıdır. Tedavisi cerrahidir.

İstanbul Mediport Nişantaşı (Şişli)

Adres: Halaskargazi Mahallesi, Rumeli Caddesi No:71/7 Şişli/İstanbul
Tel1: 0553 665 64 02
Tel2: 0232 421 11 11

İstanbul Bakırköy Medicine Arts

Adres Yeşilyurt Mah. Sipahioğlu Cad. 25/1 BAKIRKÖY – İSTANBUL
Tel: 0212 574 25 25
GSM & WhatsApp:0533 031 22 99

Sormak İstediğiniz Sorunuz Varmıydı ?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.